Blog

emzirme.jpeg

Emzirme:

Dünyadaki annelerin %99’unun iki bebeği emzirecek kadar sütü olduğu kanıtlanmıştır. Emzirme sorunu yaşıyorsanız: ya bebek hastadır, ya anne hastadır, ya emzirme tekniği hatalıdır. Bunun dışında hiçbir neden yoktur. Emzirme sorunları sanılanın aksine çok kolayca çözülür. Sütüm az, sütüm kalitesiz vb… gibi söylentiler doğru değildir. Emzirememek ya da emmemek hastalıktır, normal bir durum değildir. Emzirme sorunu yaşadığınızda çocuk doktorunuza başvurunuz. Altta yatan enfeksiyon, meme kanseri vb… gibi durumlar olabilir. Farklı pozisyonlarda emzirmelisiniz. Mama ile büyüyen bebeklerin anne sütü ile büyüyen bebeklere göre; kalp hastası olma riski, şeker hastası olma riski, kan kanseri olma riski, ani bebek ölümü riski, aşırı şişman (obez) olma riski, zatürre olma riski, orta kulak iltihabı olma riski, alerji – astım olma riski, ağır ishal ve uzun süre ishal olma riski, psikiyatrik hastalık risk, anne ile bağlarının kopma riski, kronik bağırsak iltihabı (crhon hastalığı) olma riski, çölyak hastalığı olma riski daha fazladır. Sık hasta oldukları ve kronik hastalıklara yakalanma riskleri daha fazla olduğu için beklenen ömürleri daha kısadır. Zeka puanları (ıq) daha düşüktür. Ekonomik araştırmalarda ileriki yaşlarda iş yaşamında daha az gelire sahip oldukları da saptanmıştır. Emzirmeyen annenin emziren anneye göre; henüz bebeğine bakarken daha kolay gebe kalma riski, kansızlık riski daha fazladır, meme kanseri olma riski daha dazladır, yumurtalık kanseri olma riski daha fazladır. Sezaryen doğan bebekler vajinal ortamla karşılaşmadıklarından bağışıklık sistemleri normal bebekler gibi hazırlanmaz, hayata 1-0 yenik başlarlar. Eşitliği sağlamanın tek yolu anne sütü emmesidir. Eğer anne sütü emerse 2.ayda eşitlik sağlanır.

Peki hocam ne kadar süre anne sütü vermeliyim?

Zamanında ve erkendoğan bebeklere ilk 6 ay sadece anne sütü verilir. Emzirme 2-3 yaşa kadar sürdürülmelidir. İlk 6 ay sadece anne sütü alan bebeğe en sıcak havada dahi su verilmemelidir çünkü anne sütünün %80’ni sudur. Yenidoğan döneminde (ilk 30 gün) bebeklere: bitki çayı, şekerli su, emzik verilmez. İki yaşa kadar emzirmenin hayati önemi vardır. Doktor kararıyla 1,5 yaşında emzirme kesilebilir.

Kaç saatte bir emzirmeliyim?

0-1 ay: gündüz, en az 12 defa (2 saatte bir), en çok istediği kadar emzirilmelidir, gece, 2-3 saatte bir alarm kurup, kalkıp emzirilmelidir.

1-3 ay: gündüz, en az 8 defa (3 saatte bir), en çok istediği kadar emzirilmelidir, gece, 2-3 saatte bir alarm kurup, kalkıp emzirilmelidir.

3-6 ay: gündüz, en az 8 defa (3 saatte bir), en çok istediği kadar emzirilmelidir, gece, uyandığında emzirilmelidir. Uyanmıyorsa uyandırmanıza gerek yoktur.

Ne zaman hangi mememden emzirmeliyim?

Bir memeniz boşalmadan diğer memeye geçmeyiniz. Bir sonraki emzirmeye önceki emzirmede bıraktığınız memeden başlayınız. Anne sütünün başı-ortası ve sonundaki içerikleri birbirinden farklıdır bu nedenle memeniz boşalana kadar emzirmelisiniz.

Mememin boşaldığını nasıl anlarım?

Emzirme başında ve sonunda dokunarak aradaki farkı hissedersiniz, kendi kendine süt akımının durur, bebek emmeyi bırakır, bebeğin yutkunma sesi ve hareketlerinin değişir, bebeğin ağzında, dudaklarında süt görmezsiniz. Bunlar memenizin boşaldığının işaretleridir. Eğer bebeğiniz emmeyi bırakmış yani doymuş ama siz memenizin tam olarak boşalmadığını hissediyorsanız ve aradan 1-2 saatten fazla süre geçmemişse diğer emzirmede bir önceki emzirmede kaldığınız memeden emzirmeye başlayınız.

Emzirmemin doğru olduğunu nasıl anlarım?

Emerken dudakları içeri kıvrıksa, şapırdama sesi geliyorsa, yutma-yutkunma sesi gelmiyorsa, emerken yanakları içeri çöküyorsa, bebek memeyle kavga ediyorsa, emzirmeye başladıktan 1 dakika sonra hala gıdıklanma-acı-ağrı hissediyorsanız yanlış emziriyorsunuzdur. Bebeğin ağzına serçe parmağınız sokup memenizi çıkartın, asla çekerek çıkartmayın. Daha sonra bebeğin ağzını çenesinden bastırarak tam olarak açın ve memenizi ona itin (onu kendinize çekmeyin) ve meme ucu arkasındaki kahverengi halkayı tamamen almasını sağlayın. Meme ucu üst damağına değdiği anda tok olsa bile bebek memeye kilitlenir ve emme başlar. Emzirirken ara ara uyandırarak, çene altından bastırarak, ağız köşesine dokunarak emmeyi uyarın.

Sütümün yeterli olduğunu nasıl anlarım?

Bebeğiniz; günde 4 ve daha fazla çiş yapıyor ve günde 20 gram (37 haftadan erken doğmuşsa 30 gram) kilo alıyorsa sütünüz kesinlikle yeterlidir.

Sütümü artırmak için ne yapmalıyım?

Bu şekilde beslenirseniz sütünüz artacaktır. Günde, su: en az 3 litre ve pet şişe ile ölçerek içilmelidir. Yoğurt: 2-3 su bardağı. Peynir: 2 kibrit kutusu büyüklüğünde. Yumurta: 1 adet. Et: 2 porsiyon. Et-balık-tavuk, üçünden biri. Baharatlı-şarküteri ürünleri önerilmez. Haftada en az 4 gün. Kuru baklagil: 1 porsiyon kuru baklagil  (kuru fasulye, nohut, barbunya, mercimek). Taze sebze/salata: 3 porsiyon. Meyve: 2 porsiyon. Ekmek: 4-6 dilim. Tam buğday ekmeği önerilir. Pirinç, bulgur ve makarna: 1 porsiyon. Yağ: her kaseye 1 tatlı kaşığı kadar. Zeytinyağı ve tereyağı önerilir. Kuru yemiş: 2 ceviz içi, 5 fındık, 5 badem, 10 kuru üzüm. Çay: günde 1 çay bardağını geçmeyecek. Kahve: her gün tüketilmez. Haftada 2-3 fincanı geçmeyecek. Abur cubur: haftada 1 defa 1 porsiyonu geçmeyecek. 1 küçük boy çikolata. Bitkisel çaylar: önerilmez, bebekte alerjiye neden olabilir. Süt arttırıcı çay/ilaç: hekim yazmadıkça önerilmez. Bebekte alerjiye neden olabilir.

Bebeğimi uyandıramıyorum bu normal mi?

Özellikle sezaryen ile doğan bebekler olmak üzere tüm bebeklerde ilk hafta uyandırma güçlüğü görülebilir. Eğer 2 saatte bir 20-30  dakika emzirebiliyorsanız ve ek şikayeti yoksa bu durum normaldir. İlk 1 ayda bebekler 16-18 saate kadar uyuyabilirler. Memenizde uyuyakaldığında sürekli onu uyarmalısınız. Çenesinin altından bastırmalı ya da dudak kenarına dokunmalısınız. Eğer 2-3 saatte bir 20 dakika emziremeyeceğiniz kadar uyuyorsa çocuk doktoru kontrolüne getirmelisiniz.

Emzirdikten sonra ne kadar süre gazını çıkartmalıyım?

Gaz çıkartma uygulamasının yapılmasının esas nedeni mide içindeki sütün barsağa geçmesine süre tanımaktır. Aksi durumda bebek kusar ve bu sütü akciğerine kaçırabilir. Emzirdikten sonra 10 – 15 dakika boyunca, omuzunuzda dik tutarak gazını çıkartınız. Bu sırada midesi de boşalacaktır. Gazını çıkartırken ara ara kusma olabilir ek şikayeti yoksa normaldir.

Sağdığım sütü ne kadar süre saklayabilirim?

Oda havasında: 3 saat, buzdolabı kapağında: 3 gün, buzdolabı buzluğunda: 3 hafta, derin dondurucuda: 3 ay. Donmuş süt ılık suda bekletilerek eritilir. Eritilen süt yeniden dondurulmaz, fazlası atılır.

Emzirirken gebe kaldım emzirmeyi kesmeli miyim?

Hayır, emzirmeniz erken doğuma neden olmaz, diğer bebeğinize zarar vermez. Emzirmeyi kesmeyiniz. Gebeliğin etkisi ile sütünüz bir süre sonra azalabilir, normaldir.

                                                                                                                                                         UZM. DR. ATTİLA ALP GÖZÜBÜYÜK

                                                                                                                                               ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI UZMANI


hgsm-logo2.jpg

hsgm logo

Beyhekim Resmi Logo


Ülkemizde ve dünyada kadınlarda en sık görülen ve aynı zamanda en sık ölüme neden olan meme kanseri, meme dokusunda yer alan hücrelerin kontrolsüz çoğalması ile ortaya çıkmaktadır. Erkeklerde meme kanseri kadınlara oranla çok daha az sıklıkla (tüm meme kanserlerinin %1’inden azı) izlenmektedir. Gerek dünyada gerekse ülkemizde en sık izlenen ilk on kanser arasında ilk sırada yer almaktadır. Ülkemizde meme kanseri her 4 kadın kanserinden birisi olmayı sürdürmektedir. Meme kanseri insidansı dünya geneli için yüz binde 47,8 iken, Kuzey Avrupa ülkeleri için 86,4, Doğu Asya için 43,0, Amerika Birleşik Devletleri için 90,3 ve ülkemiz için 47,7’dir.

Bir yıl içinde ülkemizde yaklaşık 19.000 kadına meme kanseri teşhisi konulmaktadır. Geçmişte ileri evrede teşhis edilen meme kanseri, günümüzde Bakanlığımızca yürütülen tarama programlarının etkisi ile erken teşhis edilebilmekte ve erken tanı oranlarımızda artış sağlanabilmektedir.

Erken evrelerde tespit edilen meme kanserlerinin hem tedavileri daha başarılı olmakta hem de yaşam kalitesi önemli ölçüde artmaktadır. Bu sebeple, yürütülen toplum tabanlı taramalar yolu ile kadınlarımızın olası bir kanser gelişimi durumunda kanser gelişim sürecini erken evrede, henüz klinik bulgular ortaya çıkmadan tespit etmek ve kadınlarda meme kanserine bağlı ölüm hızını düşürmek mümkün olabilmektedir.

Ülkemizde toplum tabanlı kanser taramalarına tüm illerimizde Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) kurularak başlanmış, akabinde bu tarama programlarına Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) ve Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) dahil edilmiştir. Sözü edilen merkezlerimizde Avrupa Birliği Kalite Standartlarına uygun tarama programları ile son teknoloji dijital mamografi cihazlarımız yoluyla halkımıza ücretsiz olarak hizmet verilmektedir. Yine bu’ merkezlerimizde halk eğitimleri, KKMM (Kendi Kendine Meme Muayenesi) eğitimi verilmekte ve broşür dağıtımı da yapılmaktadır.

Ulusal Kanser Kontrol Programımızda; tarama stratejilerinin yanı sıra korunma ve önleme programları ve halkın konuya ilişkin bilinçlendirilmesi çalışmaları da etkili olarak yürütülmektedir.

Kadınlarımız meme kanserinin risk faktörleri, belirtileri, tanı ve tedavi yöntemleri konularında bilgilendirilmeli, kanserden korunacak sağlıklı yaşam koşullarına yönlendirilmelidir.

 

KORUNMA

Tüm kanserlerde olduğu gibi; sebze ve meyveden zengin, uygun koşullarda hazırlanmış gıdaların tüketimi ile sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yerleştirilmesi, fiziksel aktivitenin artırılması, sağlıklı kiloda olma, sigara ve alkol kullanımından uzak durma ile meme kanseri riski azaltılabilmektedir. Aile hekimine danışılarak sağlıklı kiloda olunup olunmadığı öğrenilebilir. Emzirmenin meme kanserinden koruduğuna dair çok sayıda çalışma bulunduğu için tüm annelerin bebeklerini en az 2 yıl süreyle emzirmeleri önerilmektedir.

Meme kanserinde yaşam şekliyle ilişkili, değiştirilebilir risk faktörleri aşağıdaki gibidir:

  • Fazla kilolu ya da şişman (obez) olmak
  • Yeterli fiziksel aktivite yapmamak (hareketsiz bir yaşam sürmek)
  • Hiç doğum yapmamış ya da ilk doğumunu 30 yaşından sonra yapmış olmak
  • Doğum kontrol hapı ve iğnesi kullanmak
  • Menopoz sonrası hormon tedavisi almak
  • Alkol kullanmak: Özellikle günde 1 bardaktan (1 bira, 1 bardak şarap, 1 duble sert alkollü
  • içecek) daha fazla alkol tüketimi riski daha çok arttırmaktadır.

 

Meme kanserinde değiştirilemeyecek risk faktörleri ise şunlardır:

  • Kadın olmak: Kadınlarda erkeklerden 100 kat daha fazla meme kanseri görülmektedir.
  • Yaş almak: Yaş arttıkça meme kanseri riski artmaktadır.
  • Belirli kalıtsal genlere sahip olmak (özellikle BRCA1, BRCA2 gibi)
  • Ailede meme kanseri öyküsünün olması: Birinci derece akrabalarda (anne, kız kardeş, kız
  • çocuk) meme kanseri görülmesi riski iki kat arttırmaktadır. Meme kanseri olan kadınların
  • çoğunluğunda (yaklaşık 10 kişiden 8’inde) ailede meme kanseri öyküsü olmadığını belirtmek önemlidir.
  • Kişinin bir memesinde kanser olması: Bu durum diğer memede ve aynı memenin diğer bölgelerinde kanser görülme riskini arttırmaktadır.
  • Yoğun meme dokusuna sahip olmak
  • Memede iyi huylu oluşumların (fibroadenom gibi) olması
  • Erken adet (mens) görmeye başlamak (özellikle 12 yaşından önce)
  • Menapoza 55 yaşından sonra girmek
  • Göğüse radyoterapi almış olmak

MEME KANSERİNİN BELİRTİLERİ

Memelerinizin normalde nasıl göründüğünü ve nasıl hissettiğinizi bilmek, meme sağlığının önemli bir parçasıdır. Meme kanserini olabildiğince erken yakalamak, başarılı bir tedavi şansı sunar. Ancak neyin aranacağını bilmek, düzenli mamografilerin ve diğer tarama testlerinin yapılmasının yerini tutamaz. Tarama testleri, herhangi bir belirti ortaya çıkmadan önce meme kanserinin erken aşamalarında bulunmasına yardımcı olur. Meme kanserinin en sık rastlanan belirtisi; memede ağrısız, zamanla büyüyen bir yumrunun (kitlenin) ele gelmesi, hissedilmesidir. Ayrıca ele gelen yumru (kitle) olsa da olmasa da aşağıdaki belirtiler de meme kanserinde görülebilmektedir:

  • Bir memenin tamamının veya kısmının şişmesi (belirgin bir yumru hissedilmese bile)
  • Memede ya da meme ucunda ağrı
  • Meme derisinde kaşıntı ve yanmayla belirgin yangısal durum (ekzema, mayasıl)
  • Meme ucunda çekilmeler
  • Memede portakal kabuğu görünümü
  • Meme derisinde tahriş
  • Tek taraflı meme ucunda akıntı (özellikle kanlı akıntı)
  • Memenin bir kısmında veya tümünde şişlik, memede şekil değişikliği
  • Meme ya da meme ucu derisinde kızarıklık, kabuklaşma, kalınlaşma
  • Koltuk altında yumru (kitle), bazen memede yumru hissedilmeden Önce, kanser koltuk

altında veya köprücük kemiğinin etrafında şişme veya yumruya neden olabilir.

Bu belirtilerden herhangi biri meme kanseri dışındaki durumlardan da kaynaklanabilmekle

birlikte sayılan belirtiler görüldüğünde, nedeninin bulunabilmesi için bir genel cerrahi

uzmanına muayene olunmalıdır.

TANI:

Meme kanseri ileri dönemlere gelene kadar belirti vermeyebilir. Bu nedenle yukarıdaki belirtiler tanı koymak için yeterli olmadığından en yakın sağlık merkezlerine başvurulması gerekmektedir. Meme kanserin erken dönemde tanı konması, tedavide başarıya ulaşma ve hayatta kalma şansını artırmaktadır. Bu nedenle 40-69 yaş aralığında tüm kadınlara 2 yılda bir mamografi çektirmesi önerilmektedir. Erken teşhiste en önemli faktör, kişinin bu konuda bilinçlenmesi, uygulanan yöntemin kadınlar tarafından kolay kabullenilmesi, yan etkilerinin az, kolay uygulanır, ücretsiz ve ekonomik olması ile tarama yöntemlerinin başarıya ulaşmasıdır. Kadınlara tarama merkezlerimizde özellikle erken tanı için aşağıdaki yöntemler öğretilmekte ve uygulanmaktadır.

 

KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ (KKMM):

KKMM kadının evinde tek başına rahatlıkla her an uygulayabileceği bir muayene yöntemidir. KKMM’ni etkili bir şekilde kullanabilmek için bu konuda yeterli eğitim almak ve öğrenilenleri sürekli, düzenli ve periyodik aralıklarla uygulamak gerekmektedir. Eğitim almak için merkezlerimize başvurulması yeterlidir.

Kadınlar 20 yaşından sonra her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalıdır. Bu

muayene sırasında ayna karşısına geçilerek her iki memenin görüntüsünün simetrik olup olmadığına bakılır. Meme başı ve derisinde çökme veya çekilme, deride kızarıklık ve ödem varlığı incelenir. Bu muayene ile özellikle deriye ve meme başına yakın tümörler kadının kendisi tarafından erken evrede fark edilebilir. Kendini düzenli olarak muayene eden bir kadın, yeni gelişen bir kitleyi, meme derisi veya meme başındaki çekintiyi veya renk değişikliğini, asimetrik görünümü ayırt edebilir. Kanser şüphesi uyandıran kitleler diğer meme dokusundan daha sert yapıda (ceviz sertliğinde), sınırları net ayırt edilemeyen, hareketi kısıtlı ve genellikle ağrısızdırlar. Memesinde bir kitle fark eden kadının hemen doktoruna başvurması gereklidir Ayrıca iki yılda bir doktora meme muayenesi için gidilmelidir.

 

Klinik Meme Muayenesi:

40-69 yaş arası kadınlar ayda bir kendi kendine meme muayenesi yapmalı, yılda bir kez de doktora meme muayenesi için gitmelidir.

 

Mamografi çekilmesi:

40-69 yaş aralığında; yakınması olmayan kadınlarda meme kanserinin erken tanısı için yapılır.

2 yılda bir çekilir. Tarama sırasında her iki meme için standart olarak birisi medyolateral oblik (MLO), diğeri kraniyokaudal (CC) olacak şekilde iki pozisyonda film çekilmesidir. Günümüzde kullanılan dijital mamografi cihazları ile kadınlarımıza daha konforlu hizmet sunulmaktadır.

 

Tedavi

Her hastanın tedavisi farklılık göstermekte olup; tedavi kararında hastalığın yeri, evresi, hastanın yaşı ve diğer sağlık sorunlarının var olup olmaması gibi birden fazla faktör etkilidir. Meme kanserinde cerrahi, ışın tedavisi (radyoterapi) ve ilaç tedavisi (kemoterapi) gibi farklı tedavi seçenekleri uygulanmaktadır. Kanser Dairesi Başkanlığı WEB sitesinden meme kanseri ve diğer kanserler için dokümanlara ulaşabilir ve “Hangi Tarama Bana Uygun” linkini kullanarak size en yakın tarama merkezine yönlendirilebilirsiniz.



Beyhekim Resmi Logo

YENİLİYOR, YENİLENİYOR, GELİŞİYORUZ





×